Fırtınada Çatınız Uçtu ve Komşunun Arabasına Düştü: Bu Hasarı DASK mı, Konut Sigortası mı, Yoksa Cebiniz mi Öder?

Fırtınada Çatınız Uçtu ve Komşunun Arabasına Düştü Bu Hasarı DASK mı, Konut Sigortası mı, Yoksa Cebiniz mi Öder

Fırtınalı bir kış akşamı, dışarıda uğuldayan rüzgârın sesiyle yatağınızda dönüp dururken aniden büyük bir gürültü duyduğunuzu hayal edin. Sabah kalktığınızda ise manzara korkutucu: Çatınızın bir kısmı yerinde yok ve daha da kötüsü, o koca parça komşunuzun gözü gibi baktığı yeni arabasının tam üzerine inmiş.

Bu senaryo sadece bir “kötü rüya” değil, özellikle iklim krizinin etkilerini sert hissettiğimiz 2026 Türkiyesi’nde sıkça karşılaştığımız bir gerçek. Panik dalgası yayılmadan önce zihninizde o soru belirir: “Şimdi ne olacak? Bu devasa masrafı kim ödeyecek?”

Güler Sigorta olarak ofisimizde en çok karşılaştığımız karmaşalardan birini, yani DASK ile Konut Sigortası arasındaki o ince ama hayati çizgiyi bugün netleştiriyoruz. Gelin, bu hasar üçgeninde paranın kimin cebinden çıkacağına birlikte bakalım.

DASK Bu Hasarı Öder mi? Kısa ve Net: Hayır!

Ülkemizde sigorta bilinci artıyor olsa da, hala “Zorunlu Deprem Sigortası (DASK)” her türlü doğal afeti kapsayan sihirli bir değnek sanılıyor. Oysa DASK’ın tek bir uzmanlık alanı vardır: Deprem.

DASK poliçeniz, depremin ve deprem sonucu oluşan yangın, infilak, tsunami veya yer kaymasının binanıza verdiği yapısal zararları karşılar. Fırtına, rüzgâr, sel veya dolu gibi doğa olayları DASK’ın kapsamı dışındadır. Dolayısıyla, çatınız fırtınadan uçtuysa DASK kapısını çalmanız size maalesef bir sonuç vermeyecektir.

Kendi Çatınızın Masrafı: Konut Sigortası Devreye Giriyor

Eğer vizyoner bir adım atıp evinizi sadece DASK ile bırakmayıp kapsamlı bir Konut Sigortası ile koruma altına aldıysanız, derin bir nefes alabilirsiniz. Ancak bir şartla: Poliçenizde “Fırtına Teminatı”nın olması gerekir.

Konut sigortaları genellikle modülerdir; yani ihtiyacınıza göre şekillenir. Standart bir poliçede fırtına teminatı varsa, sigorta şirketiniz uçan çatınızın onarım masraflarını karşılar. Burada kritik olan, rüzgârın şiddetinin meteorolojik verilerle “fırtına” sınıfına girmesidir (Genellikle 7 Beaufort ve üzeri).

Komşunun Arabasına Ne Olacak? “Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet” Nedir?

Gelelim işin en sancılı kısmına: Komşunun zarar gören aracı. Çatı sizin çatınız, araba komşunun. Türk Borçlar Kanunu’na göre, bir binanın sahibi, o binanın bakım eksikliğinden veya yapım kusurundan kaynaklanan zararlardan “kusursuz sorumlu” tutulur. Yani “Rüzgâr çok sertti, benim suçum yok” demeniz hukuken sizi kurtarmaz.

İşte tam burada Konut Sigortası içindeki “Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet” teminatı devreye girer:

  • Sorumluluk Kalkanı: Eğer poliçenizde bu teminat varsa, sigorta şirketiniz komşunuzun aracında oluşan maddi hasarı, sizin adınıza (poliçe limitleri dahilinde) öder.

  • Huzur Faktörü: Komşunuzla aranızdaki ilişki bozulmaz, mahkeme süreçleriyle uğraşmazsınız.

  • Rücu Sistemi: Komşunuzun kendi kaskosu varsa, kaskosu hasarı ona öder; ancak sonra döner ve sizden bu parayı ister. Sigortanız varsa, bu talebi sizin yerinize sigorta şirketiniz göğüsler.

Sigortanız Yoksa: Cebinizdeki Büyük Delik

Eğer sadece DASK’ınız varsa veya hiçbir sigortanız yoksa, tablo maalesef karanlık. Hem kendi çatınızı yaptırmak için binlerce lira harcayacak hem de komşunuzun araç hasarını (veya kaskosunun size açacağı rücu davasını) kendi birikimlerinizle karşılamak zorunda kalacaksınız. 2026 yılındaki araç yedek parça ve işçilik maliyetlerini düşündüğünüzde, bu rakamların ne kadar can yakıcı olabileceğini tahmin edebilirsiniz.

Güler Sigorta Tavsiyesi: Poliçenize “Komşuluk” Gözüyle Bakın

Biz Güler Sigorta olarak danışanlarımıza hep şunu söyleriz: “Konut sigortası sadece dört duvarı korumak için değildir; aynı zamanda huzurunuzu ve itibarınızı korumak içindir.”

Bir fırtınanın ne zaman çıkacağını kontrol edemezsiniz ama o fırtınanın ardından kimin ödeme yapacağını bugün belirleyebilirsiniz. Poliçenizdeki “Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet” ve “Fırtına” limitlerini kontrol etmek, belki de bu kış yapacağınız en kârlı iş olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Çatım uçtu ama fırtına çok şiddetli değildi, sigorta yine de öder mi? Sigorta şirketleri genellikle Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden rüzgâr hızı raporu ister. Belirli bir limitin altındaki rüzgârlar “fırtına” sayılmayabilir. Ancak binanın bakımsızlığı söz konusuysa, sorumluluk yine sizdedir; bu yüzden bakımları ihmal etmemelisiniz.

2. Kiracıyım, çatım uçup birine zarar verirse ben mi sorumluyum ev sahibi mi? Binanın yapısal unsurlarından (çatı, dış cephe vb.) kaynaklanan zararlardan kural olarak bina maliki (ev sahibi) sorumludur. Ancak kiracı olarak yaptıracağınız bir “Kiracı Mali Mesuliyet” sigortası, sizi pek çok dolaylı riske karşı koruyabilir.

3. Sadece apartman yönetimi mi sigorta yaptırabilir yoksa ben kendi dairem için yaptırsam da çatı hasarı ödenir mi? Apartman ortak alan sigortası en sağlıklı olanıdır. Ancak siz kendi daireniz için kapsamlı bir konut sigortası yaptırdığınızda, çatının size düşen arsa payı oranındaki sorumluluğu genellikle teminat altına alınır.

4. Komşunun arabası kaskoluysa benim sigortama gerek var mı? Evet, kesinlikle var! Komşunuzun kaskosu hasarı öder ama sonra “Bu hasara senin çatın sebep oldu” diyerek o parayı sizden geri ister (Rücu). Sizin sigortanız yoksa, o parayı cebinizden ödersiniz.

5. Konut sigortası pahalı bir şey mi? Günde bir-iki ekmek parasına, evinizi ve sorumluluklarınızı yüz binlerce liralık risklere karşı koruyabilirsiniz. Asıl pahalı olan, sigortasız yakalanmaktır.


Doğanın gücüne karşı koyamayız ama finansal sonuçlarına karşı hazırlıklı olabiliriz. Güler Sigorta olarak, İstanbul’un sert rüzgârlarına karşı evinizi ve komşuluk ilişkilerinizi güvenceye almak için buradayız. Gelin, poliçenizi birlikte inceleyelim ve sizi “Acaba öder mi?” stresinden kurtaralım.

Sizce evinizi bekleyen en büyük risk hangisi? Fırtına mı, hırsızlık mı yoksa tesisat kazaları mı? Yorumlarda buluşalım, risklerinizi birlikte yönetelim.